Advert
  BİTMEYEN BİR DÜŞ   BEMBEYAZ  BİR KIŞ
Kevser ARAT TÜRKMENOĞLU

BİTMEYEN BİR DÜŞ BEMBEYAZ BİR KIŞ

Bu içerik 1372 kez okundu.

 

     Eskilerin  hasretle andığı, bizlerin dinlerken hayrette kaldığımız  kışlardan bir kış yaşıyoruz. Bu sene eskilerden bir kışı ağırlıyor ülkemiz. Yurt genelinde yağan kar yüzleri güldürüyor. Hayatımda ilk kez böylesi bir kar yağışına tanıklık ediyorum. Daha dün "Seydişehir'de bir kar yağardı tam iki metre" diyen Seydişehirlileri  "yok artık!" diyerek dinliyordum halbuki.
       Kar yağışıyla mutlu olmayan pek az insan vardır sanırım. Bir İç Anadolu çocuğu olarak kış deyince aklımıza gelen ilk şey kardır bizim. Hayatında hiç kar görmemiş, kardanadamı resim defterine pamuklarla döşeyen çocuklardan bayağı nasipliyiz bu konuda. Bu sebeple kar yağışını dört gözle bekleriz. Ağaçların sararıp solduğu ve yapraklarıyla arzı donattığından itibaren gözümüz semadadır. Yağmurların ardından beklediğimiz kardır. Küçüklüğümde hafızamda kalan kar manzaraları hiçbir zaman boyuma ulaşmamıştı ama dizlerime kadar yağdığını iyi hatırlarım. Babaannem dizinin dibine oturtur anlatırdı zaman zaman hafif gülümseyen bir çehreyle. Avlulu bir evde geçmiş çocukluğu. Gün doğmadan uyanır, avluyu süpürüp temizler,evi derleyip toparlar, kahvaltıyı erkenden yapıp ellerine işlerini alırlarmış. O zamanlar öyle kar yağarmış ki (bundan 60-70 sene evvel) avlu karla dolarmış. O karı küreklerle kürürlermiş. Evlerinin çatısı şimdikiler gibi değilmiş. Toprak dammış. Dam yuvağı ile kardan temizledikleri damı, yuvarlaya yuvarlaya düzeltirlermiş. Eskinin insanı şükür ehli. Rahmet diye bahseder hep kar ve yağmur hakkında konuşurken. Öyle ya kuru toprak yağmurla canlanır, baharda yeşerecek tohumlar; yağan karın altında sıcaklığını muhafaza eden toprakta uykuya yatar tekrar uyanacağı anın hayaliyle. Mevla yarattıklarının ihtiyaçlarını hakkıyla bilir. Kurduyla kuşuyla, tohumuyla toprağıyla tüm yaratılmışın olmazsa olmazıdır su.  "Beyaz felaket,kara kış" diye rahmeti hep zahmet olarak algılayan günümüz insanının kar algısı eski topraklarla hiç uyuşmuyor bu noktada ne hikmet. Kasım ayını karsız geçirdiğimiz günlerde içimize bir hüzün çökmüştü. Öyle ki Kuğulu'nun kuğuları bile suyu çekilip giden havuzlarında kalmış azıcık suda mahzun mahzun süzülüyordu. Hayvanatın hal dilinden anladığımdan değil tabiki. Baktığımız herşey;  gözümüzden gönlümüze sirayet eden çoraklıkla hüznü yoğuruyordu sanki. Ta ki Aralık ayının son haftasında gelen ilk karla yüzümüz gülene dek. Öyle ki son otuz yılın en fazla yağış rekoru bu yağışlarla kırılmış oldu.  Ardı ardınca ince ince yağan kar arzı bembeyaz kalın bir örtüyle kapladı. Baktığımız her yer bembeyaz oldu haftalarca. Hani derler ya "hayal bile edilemeyecek kadar güzel" bir beyazlık! İlk zamanlar insan çocuksu bir ruhla bu güzelliği doyasıya yaşamanın telaşına, coşkusuna düşüyor. Sonrasında karla yaşamanın telaşı başlıyor. Kartopu savaşlarının heyecanı, kar yığınlarını aşmanın zorluğuna yenik düşüyor. Değil araçlar insanlar bile karda bir yerden bir yere ulaşamamanın sıkıntısından evden dışarı çıkmakta zorlanabiliyor. Özellikle yaşlılar, engelli vatandaşlar, küçük bebeği olanlar yoğun kar yağışından etkilenenlerin en başında geliyor. Bu süreçte, 3 hafta aralıksız süren yoğun kar yağışı sebebiyle işyerleri ve binalar, ahırlar ve seralar olmak üzre birçok yerde maddî hasar meydana geldi. En son 17 adet elektrik direğinin yıkılması sonucu ilçeye, kasabalarına ve köylerine  günlerce elektrik verilemedi. İnsanlar soğukta nasıl ısınacağını düşündü. Kış ortasında küçük bebeği olanlar, yaşlısı hastası olanlar, evi doğalgazla ısınanlar, günlerce elektriğin gelmesini beklediler. İnsan nimetin içerisinde iken anlamıyor nimetin kıymetini. Susuzluk ve elektriksizlik çok zormuş.  Belki böyle bir durumdan kurtulma ihtimali ve nasıl olsa gelecek beklentisi insanı teselli ediyor.Ya hiç elektriği,suyu,kaloriferi olmayan bir yerde yaşıyor olsaydık, böyle bir yaşantıya zorunlu katlanma durumunda kalsaydık o zaman ne yapardık? Allah kimseyi gördüğü nimetlerden geri koymasın duasını daha bir önemsiyorum.
      3 hafta yağan aralıksız yağışlar sonucu ana yollardaki iki metreyi geçkin kar yığınları Belediye yetkilileri tarafından kürünerek hafifletildi. Bu konuda özveriyle çalışan görevlilere teşekkürü bir borç bilirim. Fakat ara sokaklardaki sıkıntı hala giderilmiş değil maalesef. Kaldırımlar zaten karla kaplandığı için yaya ve taşıtlar kürünmemiş aynı yolda zorlukla ilerliyor. Bu konuda yetkililerden talebim bu sıkıntının giderilmesidir.
     Her insan sıcak bir yuvada yaşamaya ihtiyaç duyar. Dilerim bu soğukta dışarıda kimse kalmasın. Her canlı sıcak,mutlu ve huzurlu bir yuvada yaşasın. Kışın bize sunduğu empati imkanını doğru yönde kullanmak ve bir canlıya dahi olsa eziyet verecek bir durumu ortadan kaldırmak çabamız olsun. Bir ihtiyacı gidermek amacımız olsun. Rahmet ve bereketi ile bizi kuşatan Rabb'e sonsuz şükür ve nice seneleri böyle bereketli geçirmek nasibimiz olsun. Rahmet,bereket ve afiyet daim üzerinize olsun. Vesselam. 
Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
TFF, Konya'ya ''PARDON'' dedi
TFF, Konya'ya ''PARDON'' dedi
Çınar Sanat Atölyesi Artiz Mektebi'ni Sahneledi
Çınar Sanat Atölyesi Artiz Mektebi'ni Sahneledi