Advert
BASIN SEKTÖRÜNDE YAŞADIĞIM ANILAR
Kenan AKBAŞ

BASIN SEKTÖRÜNDE YAŞADIĞIM ANILAR

Bu içerik 831 kez okundu.

Sevgili okurlarım 10 Ocak Çalışan gazeteciler günü dolayısıyla uzun yıllar görev yaptığım basın sektöründe neler yaşadım, niye bu mesleği seçtim gibi sorulara cevap bulacağınız bir köşe yazısıyla gelmek istedim bu hafta karşınıza. İnsanlara dünyada olup biten olayları duyurmakla görevli olan basın sektörüyle tanışmam 1995 yılı ile başlamıştı. Küçüklüğümden beri ilgi duyduğum görsel ve yazılı basına olan merakım taa ilkokul yıllarına dayanmaktaydı. Bana ilkokulda hazırladığımız basınla alakalı tiyatro gösterilerinde kartondan yapılmış bir kamera ile kameramanlık görevi verilirdi. Sanki gerçek bir kamerayla çekim yapıyormuşum gibi dikkat ederdim tiyatro sahnesindeki gösterime. Kendimi öylesine kaptırırdım ki kameramanlık rolüne sahnede adeta başımdan aşağı bir kova su boşalmışçasına sırılsıklam olurdum. Tabiî ki ortaya konulmak istenen bir oyundu. Bu oyunda basın sektörünün insanlara ulaştırdığı haberin ne zorluklarla hazırlandığını anlatmaktı amacımız. Gerçek kamerayı omuza aldığım yıllar 1995 yılında Seydişehir’de yerel yayın yapan Kanal2000 Tv ile başlamıştı. Kanal2000 televizyonunun sahibi olan Ömer Yaylalı abim bana bu mesleği öğreten kişidir.

 

Kendisinin basın sektöründe görev almak adına üzerimde çok emeği vardır. Ömer abi çok sevdiğim yayıncılığı bana öğretmek için çok çaba sarf etmişti. Kanal2000 televizyonunda kameramanlıkla başlayan yayıncılık maceram ilk canlı yayına çıkışımla devam etmişti. İlk canlı yayınımda kamera karşısındaki heyecanım belki de hayatımda yaşadığım birçok heyecana bedeldi. Canlı yayın esnasında insan bambaşka bir kimliğe bürünüyor ister istemez. Canlı yayında duyduğum heyecan karşımda duran bir kamera ve bu kamera aracılığıyla evlerine televizyon ekranlarından misafir olduğumuz binlerce insanın sanki stüdyoda olduğu izleniminden dolayı kaynaklanıyordu. O zamanlar yaptığımız canlı yayınların içeriği genellikle müzik eğlence programlarından ibaretti. Zaman geçtikçe yayıncılık sektöründe kazandığım tecrübe şuanda Seydişehir’de radyoculuk alanında faaliyetini sürdüren Seydişehir Fm ile devam etti. Radyoculuk yıllarım kanal2000 tv’ye nazaran daha rahattı. Radyoculuğun yayın anlayışında kameradan ziyade mikrofon vardı.

 

Radyoda insanlara hitap etmek kamera karşısındakinden daha rahattı. Seydişehir Fm’de canlı yayın esnasında insanların gözü önünde olmadığımı bilmek ayrı bir rahatlık hissine kapılmama vesile olurdu. Basın sektöründe Kanal2000 TV ve Seydişehir Fm ile başlayan maceram Konya’da yayın alanında hala faaliyetini sürdüren Sun TV televizyonu ile devam etmişti. 2002 ve 2004 yılları arasında teknik yayın elemanı olarak görev yaptığım televizyonda birbirinden güzel unutulmayacak anılar yaşadım. Ayrıca Sun Tv’nin Türkiye’nin ilk yerel televizyonu olmasından dolayı böyle bir televizyonda görev almam bana ayrı bir gurur veriyordu. Sun Tv’de görev aldığım yıllarda çalışma esnasında beni en çok heyecanlandıran durumlardan biride dışarıdan yaptığımız canlı yayınlardı. Kanal2000 tv’de dışarıdan canlı yayından ziyade stüdyo içerisinden yaptığımız canlı yayınlarla izleyicilere sadece karşımda duran kameradan hitap ederken Sun Tv’de stüdyo dışından gerçekleştirdiğimiz canlı yayınlarda kamera karşısında izleyicilere hitabın yanında canlı yayını gerçekleştirdiğimiz yere toplanan halka hitap etme ayrıcalığını da yaşama fırsatım olmuştu. Sun tv’de ilk canlı yayına çıkışım tamamen bir tesadüftü.

 

Yine bir Ramazan ayında canlı yayına girmemize dakikalar varken iftar programını sunacak arkadaş ortalıkta yoktu. Canlı yayın saati geldiği vakitte teknik yayın müdürü Mesut Uysal abimin verdiği gazla biranda kendimi canlı yayında buldum. İftar sofrasında genel müdürlüğünü yaptığı televizyonu izlerken bir anda ekranlarda beni gören Emine Hanımın ilk tepkisi ''teknik yayıncının ne işi var ekranda'' olmuştu. Velhasıl canlı yayını kazasız belasız bitirdikten sonra hazırlıksız girdiğim canlı yayından sonra üzerimde bulunan gömlek sırılsıklam olmuştu. Ondan sonra canlı yayında gösterdiğim performans genel müdürümüz Emine Hanımın hoşuna gitmiş olacak ki Ramazan programının ihalesi üzerime kaldı. Ramazan ayı bitinceye kadar fuar alanından Selçuklu belediyesi iftar çadırından yaptığımız canlı yayını sunma görevi bana verilmişti. Birbirinden güzel yılları geçirdiğim basın sektöründe yaşadığım anılar hayatım boyunca unutamayacağım hatırlarla dolu. 2004 yılından 2011 yılına kadar ara verdiğim basın sektörüne 2011 yılının nisan ayından itibaren köşe yazılarımla tekrar döndüm. Naçizane ilçemizde ve Türkiye gündeminde olup bitenleri yazdığım köşe yazılarımda değişik konulardaki fikirlerimi sizlerle paylaşıyorum. Basın sektöründe kazandığım tecrübeler ışığında yazdığım köşe yazılarıyla bir nebze olsun gündeme ilişkin konular hakkında siz değerli okuyucularımı bilgilendire biliyorsam ne mutlu bana. İnşallah nice uzun yıllar köşe yazılarımla siz değerli okuyucularımla birlikte olmak dileğiyle…!

DİĞER YAZILAR
Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti