Advert
HACI ABDULLAH EFENDİNİN DUASI
Kenan AKBAŞ

HACI ABDULLAH EFENDİNİN DUASI

Bu içerik 1298 kez okundu.

Sevgili okurlarım bu haftaki köşe yazımda Seydişehirli Şeyh Hacı Abdullah Efendinin Kuzey Kafkasya Halklarının dini lideri Şeyh Şamil’in düşmanla girdiği mücadelede başarıya ulaşması için dervişlerine 100 İhlâs-ı Şerif okumaları ve dua etmeleri konusunda tavsiyede bulunduğu bir olaydan bahsetmek istiyorum. Millet olarak duaya çok ihtiyacımız olduğumuz bir dönemde bizlere de büyük fayda sağlayacağına inandığım hadise aynen şöyle olmuş.    

Şeyh Şamil Hazretlerinin kâfirle cihat ettiğini bilen Konya’nın Seydişehir ilçesinde Hacı Abdullah Efendi adında bir Allah dostu vardı. Bu mübarek oraya gidip kâfirle cihat edemediği için çok üzülürdü. Bir gün dervişlerine ‘’Evlatlarım, bizim oraya gidip silahlanmamız mümkün değil. Varmamız da mümkün değil. Ancak manevi yardımda bulunabiliriz. Herkes 100 tane İhlâs-ı Şerif okusun. Sonra da Ya Rabbi! İhlâs melekleriyle Şeyh Şamil Hazretlerine yardım eyle’ diye dua etsin” buyurdu. Uzun yıllar bu şekilde Abdullah Efendi Hazretleri dervişleriyle beraber, Şeyh Şamil Hazretlerine manevi yardım gönderdi. Şeyh Şamil, Allah dostlarının dualarıyla kuvvetlenip kâfire karşı güç kazanırken, Ruslarda boş durmuyordu. Sürekli bir açık arıyorlar, türlü yollar deneyerek mücadele ediyorlardı. Ve ne yazık ki sonunda umduklarına nail oldular ve Müslümanları mağlup ederek Şeyh Şamil Hazretlerini esir ettiler.

Otuz dokuz yıl boyunca kendilerine kök söktüren bu mübarek Allah dostunu yenmiş olmanın sevinciyle, sanki göklere uçuyorlardı. Ve Şeyh Şamil Hazretlerini Rus çarının yanına getirdiler. Allah’ın aziz ettiğini kimse zelil edemez. Rus çarı O’nu son derece hürmetle karşıladı; “Senin kılıcını alamam, Sana hürmet gerekir. Otuz dokuz sene koskoca çar imparatorluğunu dize getirdin. Biz otuz dokuz değil yüz otuz dokuz yılda geçse yine Seni yıkamazdık. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sen yıkılmadın, seni zakirlerin yıktı. Biz sizi mağlup edemeyince dininizi araştırmaya başladık. Sizin Peygamberinizin sözlerini incelerken, Peygamberinizin ‘’Benim ümmetimi para sevgisi, kadın sevgisi, makam sevgisi yıkar’’ diye bir sözünü bulduk. Bunun üzerine senin zakirlerine Bir ihtiyarın arkasına düştünüz, gidiyorsunuz. Ömrünüz geldi geçiyor. Para isterseniz alın! Kadın isterseniz alın! Servet isterseniz alın! Dağda taşta senelerdir sıkıntı içindesiniz, arkadaşlarınız da hep ölüyor...’ dedik.

Onlar bunları işitince; ‘Hakikaten de doğru. Koskoca çarlığa karşı gel, karşı gel nereye kadar. Biz bu işte yokuz.’ dediler ve kimisini parayla, kimisini kadınla, kimisini de sana falan yerin valiliğini verelim, şuranın amiri yapalım diye makamla teslim aldık. Onları satın aldık. Bunu da bil diye söyledim. Ancak Sen çok büyük bir kumandansın. Senin gibi büyük bir kumandanı ben esir edemem, özgürsün. Kılıcını eline al. Nerde yaşamak istiyorsan ailenle beraber gidebilirsin, serbestsin.” dedi. Bunun üzerine Şeyh Şamil Hazretleri;  “Ben Medine’de yaşarım” diyerek Medine’ye gitti. O sene Seydişehirli Abdullah Efendi’de hac münasebetiyle Hicaz’da idi. Beytullah’tan sonra Medine’ye Ravzay-ı Mutahhara’ya gelmişti. Ravza’ya varınca Şeyh Şamil Hazretlerinin buraya geldiğini ve Medine’de yaşadığını öğrendi. Bunu duyar duymaz, Abdullah Efendi; “Otuz dokuz sene kâfirle cihat eden bu mücahit zatın yanına elini öpmeye gidelim.” Diyerek dervişlerini topladı ve Şeyh Şamil Hazretlerinin yanına gitmek için yola koyuldu. Onlar yanına doğru gelirken Şeyh Şamil Hazretleri ’de manen Abdullah Efendi’nin kendisini ziyarete geldiğini haber aldı; “Bize yirmi beş sene ihlâs melekleriyle yardım gönderen Seydişehirli Abdullah Efendi geliyor. Ziyarete giden ziyaret edilenden daha fazla sevap alır. Bizde O’nu ziyarete gidelim” diyerek dervişleriyle beraber O mübareği karşılamaya gitti.

Nihayet yarı yolda karşılaştılar. Birbirlerini hiç görmedikleri halde tanıdılar ve ağlayarak birbirlerini kucakladılar. Şeyh Şamil Hazretleri; “Allah Senden razı olsun. Bize manevi kuvvet gönderdin. Ne zaman kâfir karşısında sıkışsak, zor duruma düşsek yeşil sarıklı meleklerin geldiğini görürdüm. Yarabbi bu manevi destek kimdendir' diye hayıflanırken bana Alemi manadan Seydişehirli Abdullah Efendi'nin dervişlerinin okuduğu ihlas-ı şeriflerden yaratılarak gönderilen melaike -i kiram hazeratıdır diye haber verildi. Sizin gönderdiğiniz İhlâs melekleri bize yetişti. Kâfiri perişan ettik. Huzurlarınızda Seydişehirli Abdullah Efendi'ye minnetlerimi sunuyorum. Allah Ondan  ve dervişlerinden razı olsun ” diyerek Abdullah Efendiye dua ederken, O’da; “Allah Senden razı olsun kâfirle din-i Mübin İslam için çarpıştın. Ne yazık ki kadın, para, makam sevdasıyla sizi mağlup ettiler.” Diyerek karşılık verdi… Sevgili okurlarım işte yaşanan olay böyleydi. Bizlerde şuan da düşmanla mücadele eden polislerimiz ve askerlerimiz için İhlâs’ı şerifler okuyalım ve dualar edelim. Rabbim inşallah dualarımızı kabul edecek düşmanla kahramanca mücadele eden güvenlik güçlerimizin yardımcısı olacaktır.

DİĞER YAZILAR
Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti