Advert
Düşünce Savaşları
Esra ÇAKILLI

Düşünce Savaşları

Bu içerik 5671 kez okundu.

Zihninizdeki savaşı bitiremediğiniz sürece, barış dolu bir hayatta yaşamanın keyifsizliğini düşünür müsünüz lütfen? Işığın hiç ara vermeden size oyunlar oynadığı bir evrenin saklı gizli yerlerinden göz kırpan bir öyküye ne derdiniz peki?

 Yine zihnimi didikleyen bir sürü soru ve ünlem işaretleri. Yine içinden çıkamadığım bitiremediğim düşünce savaşları..

Yaşam…

İnsan ömrü…

Son…

Ağaçlar yaprakların göz yaşlarıyla ıslanmış adeta. Bulutlar eski bir mekâna yelken açmış göç eden kuşlar misali içimde… Hava bu denli can sıkıcı olmak zorunda mı? (vakit kırık bir ikindi)

Kısaca kendime neyin iyi geleceği konusunda septik bir durumdayım)

Susan dillerimiz değil, susan gönüllerimiz olur çoğu kez…  Bu defa da öyle olduğu aşikar!

Özgürlüğün insan hayatının en değerli değeri olduğunu bilirsiniz.. Birincil ilişkilerin boğucu algısının, üzerimize gerildiği anların etkisinden kaçıp kurtulmak isteriz. Pek çok kere teslim de oluruz kurtulmak isterken. Bağımlı olmaya can atarız adeta… Oysa bağlılık ne kadar farklıdır bağımlılıktan değil mi?

Sevgi sanıp aldandığımız yanılsamalı sahnelerde bir aşağı bir yukarı koşarız. Ulaşmış olduğumuzu düşündüren rahatlık, omuzlara ve tüm bedene çökünce oturduğumuz yerden kalkamayız. Ne rahatlık ama! Peki bu güven mi? Yo yoo, güven daha başka bir şey olmalı! Güven kendini emniyete alma duygusundan farklı bir şey olmalı! Bu duygu olmadan diğer hiç bir duygu yeterli değil. Çünkü güven duygusu insanları birbirlerine bağlayan, birbirleriyle olan ilişkilerini perçinleyen bir mıknatıs gibidir. Diğer duyguları on ikiden vurmak için bir kez bile ıskalamamalı!

 Hani dedik ya; kendimize ne iyi gelir? Bu soruya net cevaplar aramalı kişi. İyi de üşüyen için rüzgar soğuk, üşümeyen için değildir mesela! Her şeyin derecelendiği bir dünyada insanın durumu git gide zorlanıyor sanırım. Çünkü tüm kavramlar görecelidir! Oysa ne denli derinlikli insan yapısı öyle değil mi?  Sığ, menfaat duygularının sarıp sarmaladığı ilişki biçimlerinden kusmak üzereyim. İlişkilerde sevgi sonsuz bir enerji, iyi bir başlangıçken, ego sahte bir iktidar ve kötü bir son olabilir… Birçoğumuz sevgi ile egoyu karıştırıyor olabilir miyiz? Bir de 'ben farklıyım' egoistliği var ki dağlara taşlara.. dipnot: Herkes farklı olduğunu iddia edecek kadar aynı!)

 Masalların mutlu biten sonlarında çıkılan kerevete çıkacağım bu gidişle. Kerevet dedimse, böyle devasa göğe yükselmeler filan algılanmasın, altı üstü yerden biraz daha yüksek bir zemin… Siz anlayın artık ne denli yerlerdeyim…

 Çok iyi algılayıp, deneyimlediğim şey ise; Bağımlılıktan uzak ve kendi dışında başka insanlara güvenmenin yürekliliğini taşıyan, güçlü, sıra dışı bir öyküdür yaşam.. Yaşam ezber bozan, plan yıkan, yıkıp kurduran, ezbere de okunan sıralamalar geçidi…  Bir şarkı var ya 'nasıl kızıyorum kendime bazen, bazenler çoğalıyor bazen'  diye.. Kızmayın efendim kendinize, kızmak için vakit harcamayın. Ders alın! Karşınıza çıkan hiç kimse tesadüfen çıkmaz. Mutlaka almanız gereken bir pay vardır. Kabullenmemiz gerekense dünyanın merkezi olmadığımızdır.

DİĞER YAZILAR
Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
TFF, Konya'ya ''PARDON'' dedi
TFF, Konya'ya ''PARDON'' dedi
Çınar Sanat Atölyesi Artiz Mektebi'ni Sahneledi
Çınar Sanat Atölyesi Artiz Mektebi'ni Sahneledi