BİZİM SORUNUMUZ NEDİR ?
Süleyman SAYAN

BİZİM SORUNUMUZ NEDİR ?

Bu içerik 3393 kez okundu.

 

Bizim sorunumuz, çok fazla sorunumuz olmaması mı? Sorunları, Fazla büyültmemiz mi ? Yoksa, sorunumuz yokta kendimize sorun mu arıyoruz gibi soruları her geçen gün kendime sormadan edemiyorum.  Sorular birbiri ardını kovalarken tabi bir sonuca varamıyorum.

Seydişehir nasıl bir yer?  Seydişehir, sanırım bir Kayserilinin eline geçse, çoktan il olabilecek potansiyele sahip bir ilçe diye düşünebilirsiniz, meselemiz il yada ilçe olması değil tabii, Seydişehir doğa ile Baş başa kalabilmenizin dakikalara sığdığı, Anadolu’da birçok ilimizde bulunmayan potansiyele sahip, geçiş ve uğrak yeri, ne büyük, nede küçük, bir beldemiz kendi kendisine yetecek bir yer aslında. İklimi ne karasal ne de Akdeniz, burada bir gün içinde birkaç mevsimi yaşamak, aslında buraya değer katan etkenlerden. İnsanları samimi ve temiz hele ki ramazan akşamları, yolun trafiğe kapanıp ta insanların o eski günlere yakışımı, yılın neredeyse her mevsimi belediye önünde ki alanda insanların bir arada oluşu, düzenlenen etkinlikler, saymakla bitemeyecek güzellikler var aslında …

Ben Büyükşehir’de büyümüş ve sonradan Seydişehir’e yerleşmiş, onlarca insandan sadece biriyim, Seydişehir’i insanlar, dışarıdan baktıklarında; sadece Seyyid Harun, Leblebi  ve Tınaztepe ile tanımaları gerçekten çok acı bir durum. Birçok memleket gezdim, birçok farklı insan ve kültür tanıdım, ancak Seydişehir’de ki sıcaklığı bir yerde de  bulamadım doğrusu.  Belediyenin her yıl düzenlediği turnuva mesela, insanların buna önem vermesi, formalar yaptırması, galibiyetlerde çeşitli etkinlikler, saha içi dışı spora verilen önem bile ayrı güzel aslında. Kültürlü ailelerin çokluğu yıllar öncesine dayanıyor sanırım, musiki derneği, sivil toplum kuruluşları, spora verilen imkan,insana verilen önem, eğitime verilen değer, Seçim zamanlarında, Siyasi parti liderlerinin birçok il yerine Seydişehir’i tercih etmesi,  gideceğiniz her yere ulaşım sıkıntısı çekmeden gidebilmek, Yüksek okul ve Fakülte hizmeti,  Seydişehir’i ön plana çıkartan sadece birkaç özellik. Seydişehir’in Açık öğretim sınav merkezi ve KPSS sınav merkezi arasına girmesi, hızlı trende ki gelişmeler ile sanırım Seydişehir tam bağımsız bir ilçe haline geldi diyebiliriz. Yapılan etkinlikler, sosyal ve kültürel faaliyetler, memlekette gelişen olaylara kayıtsız kalmama, açık ile kapalının el ele, zengin ile fakirin kol kola gezdiği önemli bir güzellik. Hayat şartlarında ki uygunluk ise bunu zirveye çıkarıyor.

AMA !!!

Bütün bu güzelliklerin yanında, yaşadığımız sıkıntılarda yok değil. Seydişehir insanın kışın yağış yüzünden yazı, yazın gurbetçiler ağırlıklı kazaların çokluğu yüzünden kışı istemesi bir kısırdöngü haline gele dursun. Şehir merkezinde bazı araçların o bölgede oturanları özellikle gece rahatsız etmeleri, motosikletlerin insanlara çektirdiği çile son zamanlarda yetti ve de arttı. Bunun yanında üzüm üzüme baka baka kararır sözünden hareketle ilçemizde ki özellikle genç neslin başka kültürlerden gelen üniversitelilerle kaynaşması, kılık kıyafet , saç şekilleri madde bağımlılığı, kavga döğüş  gibi konularda bizleri son derece üzmektedir.  Üstelik bu durum  toplumun çekirdeği aile içi karışımla başlayıp ilçe içi bir sorunla devam ediyor.  Sinyal vermeme ve hatalı araç kullanmaktan, trafik kurallarına uymama, ters yoldan gelme gibi konulara başka bir yazımda bahsedeceğim…

Ahmet Cengiz Mühendislik Fakültesi, Seydişehir Meslek Yüksek Okulu ve Seydişehir Kredi Yurtlar Kurumunun bulunduğu Hoca Memiş Efendi Caddesinde ki ralli denemeleri, alkollü araç kullanma ve başka niyetler için oraya gelen,  tabiri caiz ise altına arabayı çekenlerin ilk uğrak yeri haline gelmiş durumda.

Hazır o bölgede iken, birde Hastane konumuz var aslında haber yapıp insanımızı bilgilendirme amaçlı sürekli acil servis civarında bulunuyorum. Acil servis önünde yaşanan muhabbetleri dışardan bir gözle gördüğünüzde biz hangi ara bu hale geldik demekten kendimi alamıyorum. Aslında yukarıda bahsettiğim konuların her biri kendi içerisinde bir makale konusu olsa da konuyu genel olarak bir ele alıp sonra kısımlarına ayırmayı uygun gördüm.

 Acil serviste yaşadığım bir anı sizler ile paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde Beyşehir yolunda bir trafik kazası olmuş ve 7 yaralı Seydişehir devlet hastanesine gelmişti . Bu yaralılara müdahale için sağlık ekipleri oradan oraya koşturmaya başladılar. Burada sıra bekleyen bazı vatandaşlarımız ki sadece bu vatandaşlarımıza özel değil, genel manada her önemli olay ve kazada üç aşağı beş yukarı olan durum bu, ilaç yazdırmak enjeksiyon yaptırmak yada baş ağrısı gibi nedenler ile orada bulunuyordu. Belli süreden sonra muayene olamadıkları gerekçesi ile sağlıkçılar ile münakaşaya başladılar. Bu sırada kapının önünde gelecek yeni ambulanslar için polisimiz ve hastane güvenliklerimiz yer açmaya çalışıyordu. Vatandaşımızın tepkisi bende acilim şeklinde olmamalı diye düşünüyorum, o ambulansın içinde ki kişi biz yada bir yakınımız olabilir. Hemen hastane girişinde ki otopark aslında büyük bir nimet iken, bir çok il ve ilçede bu imkan yok iken, bunun kıymetini de maalesef bilemeyecek duruma geldik.  Doktor ve sağlık çalışanı darp etmenin modasına bizlerde uyduk, sürekli bir çekişme ve kavgaya yer aramaya başlar olduk. Küçük sorunlarımız varken bunları kaf dağına çıkardık, hiç düşündünüz mü yaşadığımız imkanlarda kaç ilçe var, ben çok düşündüm elimizdekinin kıymetini bilemediğimiz kanısına vardım ve elimizdekinin kıymetini maalesef elimizden gidince anlamak bunun en acı yolu sanırım. ''işsizlik genel manada ülkenin her bölgesinde bir sorun olduğu için yazımda yer vermedim. En azından bu yazımda.''  Sorunlara bakar mısınız, bunlar bizim en büyük sorunlarımız sizce bunlar sorun mu ? Yoksa biz sorun mu ? arıyoruz. 

 

Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
ahmet     2016-09-01 her akşam polis geziyor hükumetin orda polis gidiyor motorlar şahinler piyasaya çıkıyor polis geliyor kayboluyorlar nara atan tipler var bide gece 1 den sonra ALLAH sonumuzu hayretsin yazı biraz uzun ama sıkılmadım
abdullah     2016-09-01 aşağı yukarı 30 yıldır seydişehirde yaşıyorum. seydişehirin en nemli sorunu bence bilinçsiz halkıdır. yolun ortasından gidenlere mi yanarsın, kaldırımda sohbet edip diğer insanlara yol vermeyenlere mi yanarsın. trafiğine zaten diyecek bir şey bulamıyorum. kimsenin kimseye saygısı yok. şehir akşama kadar on tane berduşun motorsiklet sesini dinlemek zorunda. halkın eğitim seviyesi ve insanlığı yok denecek kadar az. bunu bir seydişehirli olarak üzülerek söylüyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Çınar Göz Kamaştırdı
Çınar Göz Kamaştırdı
GÜNYELİ KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIM EVİ AÇILIŞI YAPILDI
GÜNYELİ KREŞ VE GÜNDÜZ BAKIM EVİ AÇILIŞI YAPILDI