Advert
HAYAT SENİNLE GÜZEL
Hasan DURUCAN

HAYAT SENİNLE GÜZEL

Bu içerik 354 kez okundu.

Geziyorum. Sırt çantamla birlikte hayata yaklaşık sekiz yıldır vizörden baktığım için her fırsatta adım adım vatanımın her karış toprağına yüzümü sürüyorum. İster seyyah deyin, ister gezgin yada araştırmacı olarak görün; bilemem ama bu sevda uğruna ellibeş ilin yanısıra sayısını tahmin edemediğim kadar da ilçeye ziyaret gerçekleştirdim. Ve bu tutku altında ilk günden bu yana da heyecanımı koruyorum. Ee tabi haliyle yazacaklarımız da heybemizde birikti, birikiyor. Dünümüzden, bu günümüzden, belki de yarınımızdan; istek ve arzularımızdan, derdimiz tasamızdan tebessümlerimize kadar kalem oynatmaya başlıyoruz. Allah utandırmasın. Tebessüm demişken insanların birçoğu hayatlarını mutsuz bir şekilde devam ettiriyor. Evlerinde mutsuz, işyerlerinde mutsuz, dost meclislerinde mutsuz yani hayatlarının birçok alanlarında mutsuzlar. Bu o kadar çok belli oluyor ki birçoğunun sevgisizliği yüzünden okunurken bir kısmının da mutsuzluğu diline vuruyor. Sevmiyorum hiç bir şeyi, sevmeyeceğim diye resmen bağırıyorlar. Oysa yaşadığımız dünyada sevmekten, sevilmekten daha güzel ne olabilir ki? Kendini sevmeyen başkasını da  sevemezmiş. Artık kendi etrafınıza çizdiğiniz çemberi genişletmenin vakti zamanı varsa geldi de geçiyor diyebilirim. Yaşadığımız toplumda farkındalığın ne olduğunu güzel idrak etmek lazım. Hayata farklı bakmalıyız ki, üretebilelim. Üretebilmek içinde iç huzuru yakalamak lazım. Mesela en son ne zaman aynanın karşısına geçip kendi gözlerinize bakıp kendinizi sevdiniz, iltifatlar ettiniz? Ne zaman ihtiyacınız dışında küçük bir yüzük yahut parfüm alarak kendinizi ödüllendirdiniz? Ne zaman kendinize özel bir kahvaltı hazırlayıp ardından çay keyfi yaparken gazete manşetlerine baktınız? Gece yastığa başınızı koyduğunuzda elinizdeki romanın duygusallığına kendinizi kaptırıp gözleriniz sulandı mı? Yine ne zaman sinemaya gidip heyecan dolu bi sahnede kendinizi tutamayıp çığlık attınız? Herkes gibi yağmurdan kaçmak yerine yağmurun altında su damlalarından zevk almak için sokağa çıktınız mı? Bisiklete binip ellerinizi bırakıp rüzgarın vücudunuza verdiği esintiyi hissederek kahkahalar içinde gezinti yaptınız mı? Gecenin koyu maviliğinde başınızı kaldırıp gökyüzüne bakarak yıldızlardan en sevdiğiniz kişinin ismini yazabildiniz mi? En son ne zaman isteyerek bir şiir okudunuz hatırlıyor musunuz? Yahut bir maça gidip deli gibi bağırıp sonuç ne olursa olsun tuttuğunuz takımı sonuna kadar destekleyebildiniz mi? Balık tutmayı bilmeli insan. Saksıdaki çiçeklerime su veremedim diye evinden uzaklaştığında panik olmalı, sokakta gördüğü bir kediyi kucağına alıp sevebilmeli, cebinden bi kırıntı çıkarıp ikram edebilmelidir. Karıncalar fazla yorulmasın diye yuvalarının önüne ekmek atabilmelidir. Kendine sorular sorup cevaplayabilmeli, önce kendini eleştirebilmelidir. Soruyorum size bunları en son ne zaman yaptınız?

İnsan herşeyden önce kendini tanımalı, kendine saygı duymalı, kendine aşık olmalıdır. Kendine bunları yapan insan herzaman hem kendine hem çevresine fayda verir. Küçük şeylerden mutlu olabiliyorsan sırtın yere gelmez. Böylece bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişmenin kıvancıyla dünyaya bakarsınız. Zaten hayat, doğum ve ölüm arasına sıkışmış kısacık bir yaşamdır. Ve biz ölümü hep cebimizde taşırız. Herseyin erken farkına varmak lazım, şartlar durumlar istediğimiz gibi değilse lehimize çevirmek kendi elimizdedir. Unutma; insanlar tercihleriyle yaşar bu hayatta. Tercih ettiğin hayatı yaşayamıyorsan, yaşadığın hayat sana ait değildir.

Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Konyaspor'dan Kombine Açıklaması
Konyaspor'dan Kombine Açıklaması
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı