Advert
BABALAR ÖLMESİN ARTIK
Kevser ARAT TÜRKMENOĞLU

BABALAR ÖLMESİN ARTIK

Bu içerik 293 kez okundu.

Başlık biraz fazla hayali gelmiş olabilir biz ölümlüler için. Fakat okudukça anlayacaksınız, nasıl ki yaşadıkça anladığımız gibi bazı gerçekleri tüm boyutuyla...
Ölüme dair edilen cümlelerin boynu hep bükük ve mahzundur. Ölüm! Zordur bir anda canının ebediyete yolcu olması . Daha yapacakların varken hemde onunla düşlediğin...Yarına dair hayaller beslerken içinde. En son babamı kaybettiğimde anladım ansızın gidişlerin ne zor ve zahmetli bir hazmı olduğunu... Zaman geçtikçe acı ağdalaşıyordu çünkü. Her ölüm zordur da "evinizin direği" yıkılmışsa artık eskisi gibi ayakta duramaz o ev. Direk gitmiştir çünkü...

 

 O varken çıkan fırtınanın sesi bile duyulmazken, yokluğunda esen meltem boran hükmündedir artık. Beraberce yediğin zeytin ekmeğin tadı yoktur artık onsuz yenilen en kallavi sofralarda! Babanız varsa başınız sağdır, babanız ölmüş ise artık baş sağlığını söz konusu etmek anlamsızdır. Başınız sağolsun diyen eş dosta olmayan başın sağlığını nasıl izah edebilirsiniz ki? " Babalarımızın ölümü biraz da bizim ölümümüzdür." der Kemal Sayar. Sevdiklerimiz değilmidir bizi hayata bağlayan can damarlarımız? Onların soluğundan mahrum kalınca hayat damarımızın kuruduğunu hissederiz. Dünyaya dair tüm lezzetler elini eteğini çeker gider bir anda. Renkler tebdili mekanda ferahlıktan bahsediyor ise eğer; ağızların tadını acılaştıran "gerçek" mekana teşrif etmiştir çoktan...Ölüm gerçeğiyle bir anda bütün renkler solar. Gönül dünyan virane ise gözün saraylarda gezinmez olur. Yediğin bal helvasını katran helvasıyla eş tutarsın. Yaşanmamış acılar üzerinden konuşmak her zaman çok kolaydır. Bir çocuğa "yavrum elin yanar!" dediğinizde çocuk, yanmış bir elin verdiği acıyı tatmadığı için sobaya daha çok yaklaşır.

 

Ancak daha önce elini ateşe değdirmiş bir çocuk bilir ateşin verdiği sızıyı. Ancak özüne baba ateşi düşmüş bir çocuk bilir babasızlığın sızısını... Hani soruyor ya şiirinde Cemal Süreya: 
"Sizin hiç babanız öldü mü? 
Benim bir kere öldü kör oldum 
Yıkadılar aldılar götürdüler 
Babamdan ummazdım bunu kör oldum."  Ummuyorsun. Kaç yaşında olursa olsun bunu ondan ummuyorsun. Hep yanıbaşında, bir alo  kadar uzakta, hep onun dualarında olacağını sanıyorsun. Büyük yanılgı! Dün genç yaşta bir baba şehid oldu aynı anda yurdun dört bir yanında belki de yüzlercesi ile birlikte anacığını,babacığını,eşini,evlatcığını ardında bırakarak. Evlattı o anasının babasının göz bebeği. Yıllar yılı büyütüp, gözünden sakındığı, okutup  gurbet hasreti ile yansa da vatana hizmet için uzaklara uğurladığı, seher vakti secdelerde gözyaşlarıyla ıslanmış sinesinden yükselen dualarında andığı anacığının ve babacığının biricik evladıydı en başta. Eşti sığınak,dayanak,hayat arkadaşı,can yoldaşı,ilk göz ağrısı,ilk gözünü açtığı yareni... Ve dört yaşındaki bir kız çocuğunun kahraman babasıydı o. Artık kime naz edecekti şeker diye? Bayramda kime gösterecekti giydiği elbisenin çiçeklerini? Kimin elinden tutup tıpış tıpış yürüyecekti? Kim okulun kapısına kadar eşlik edecekti onunla? Kime diplomasını gösterip elini öpecekti? Ve kim hayatın zorlu yollarında ayağına takılan engelleri aşmada "arkandayım yılma! yanındayım durma!" desteğini verecekti ona? Ne zordur büyümeden büyümek! Ne zordur yüzünü bile hayal meyal hatırladığın babanı bitmek bilmez bir özlemle rüyanda görmek! Babasızlık çok zor. Bilirim.. Bu acıyı onlara reva gören kim varsa Allah onları kahreylesin! Artık bu gözyaşları dinsin! Bu necip ülkenin birliği,dirliği ve beraberliği üzerinde oynanan her ne oyun varsa Allah bu oyunu oynayanların başına geçirsin! Yarına umutla bakabilmek ümit ve duasıyla!

Bu Haber Hakkında Sen Ne Düşünüyorsun..
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Gabonlu Golcü Nihayet İmzayı Attı
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti
Kutay Köktürk Çınar Sanat Atölyesini Ziyaret Etti